Çalma Listesi

28 Haziran 2013

öz-lü-yo-rum

Özlüyorum,
Saatlerdir otobüs bekliyorum.
Adres soruyorlar bana;
Bilmiyorum.
Arada bir saati kontrol ediyor,
Otobüsü bekliyorum.
Geçmiyor zaman denen olgu,
Seni özlüyorum.
Arada bir de,
Yoldan geçenleri gözlüyorum.
Bir çay ocağına oturmuş,
İçtiğimiz çayları düşünüyorum.
Otobüs ne zaman gelir diye duruyor,
Bekliyorum...
Tepemden vuran güneş,
Yüzünü hatırlatıyor.
Terliyorum.

Ter kokun geliyor aklıma,
Özlüyorum...

..lar beni / gitme (ölme) vakti

Gidişini hazmedemedim bir türlü,
Şimdi ölme vaktidir.
Tabut tabut taşısınlar beni,
Kızıl karanfillerle uğurlasınlar.
Umut umut bakan benliğim,
Şimdi Temmuz'da bir cenazedir.

Sevişini terkedemedim bir türlü,
Odanda; verdiğin pembe tozla yıkasınlar beni,
Adına yazdığım şiirleri bassınlar,
Anıt anıt yaşatsınlar seni.

Kanlıca'da Barış'ın yanına koysunlar beni,

Senin toprağından getirsinler tabut tabut,
Kül kül karıştırsınlar senle beni.

Şimdi ölme vaktidir,
Ölümü bu kadar düşlerken,
Benim gömülme vaktimdir.
Sevişini terketmeden önce,
Toprak toprak serilme vaktimdir.

ay karanlık

Ay karanlık,
Yüzün aya vurmuş,
Saçların parmaklık,
Ellerim saçlarına dokunmuş.


Üsküdar'da öğlen olmuş,
Gölgen arkamda durmuş,
Silüet silüet geçiyorsun gözlerimden,
Gözlerim kör,
Ay karanlık.


Yol karanlık,
Giresun'a bilet almışım,
Otomobil farları gözümü almış,
Seni düşünürken uykuya dalmışım.
Yol karanlık...

Yıldızları saymaya başlamışım,
Gri ceketim, beyaz ayakkabım,
Ayaklarıma kara sular inmiş,
Göğe dalmışım;
Ay karanlık,
Ağlamışım...

Otoportre

bir garip insanım ben
içim hep tuhaf

melankolinin hasını bilirim
hasırdan örülmüş duygularım
düşlerim bir anadolu
tuhaf kızlar gördüm hep
yürüdüm sokak lambalarının altında
yalnızdım ellerim ceplerimde
sigaram eksik olmazdı
yirmi ile yirmi üçümde

düğüm düğüm uçurumlarım vardı
ilmek ilmek atlardım üstünden
olur da bir gün düşersem
melankoliye bağlardım
ellerim çenemde durur
zaman zaman durup ağlardım
yüzüm gülerdi içim gülmezdi
ben bir garip insandım

25 Haziran 2013

Allı balık

Bitiyor akvaryumun oksijeni,
Sepeleye sepeleye yüzüyor balık,
Yana yatmış sol tarafı,
Dibini bulatıyor suyun,
Yosunlar sararmış,
Kır düşmüş yapraklarına.

Düş ülkemde sonbahar var şimdi.
Bütün renkler kızıl, sarı ve mavi.
Çınarlar ortasından yarılmış,
Başlamış güz sağanağı.

Kaçağım yağmurundan,
Bir anda hersey olmuş ahmakıslatan.
Yer gök kızıl karanfil olmuş,
Doymamışım, içim kan kokmuş.

Benek benek olmuş balığın pulları,
Pul pul dökülüyor göz yaşları.
Eey! Sayın sevgili:
Kaç balık daha boğulacak?
Kaç balık yosun tutacak!

Kılçığı kalmış bedenimin,
İçinde sakladığı birşeyler var senin için,
İllede düşlüyorum,
Yine de bir yanım sevgili...
                                          25.06.2013

18 Haziran 2013

Ruhsuz Beden Tarifi

O kadar sarhoş olmamıştım uzun zamandır.
Kuş seslerini duymayalı,
Rüzgarın dudaklarımı öpüşünü hissetmiyordum epeydir.

Geldi bir gün; mavi boncuk saçarak,
Uzun uzadıya vaadetti.
Elimi hiç bırakmayacakmış gibi tuttu sanki...

Halbuki bir bilinmezliğe uğurladı beni,
Hece hece dökülüyordu kelimeler dudaklarımdan,
Sesim sesime karışıyor; tek tek damlıyordu göz bebeklerimden.

Çok sürmedi politikacı vaatleri;
Ve oda ardına bakmadan gitmeyi yeğledi.

Ruhsuz bedenim kaldı geriye,
Duygularından arınmış, çıplak, sade.

Her şey sarpa sardı biranda,
Yerini tatsız, kokusuz ve renksiz hallere bıraktı...

                                                                                 24.05.2013

Sepya Sepya

Zor oluyor uğurlamalar.
Ellerini tutamıyorum mesela,
Göğün mavisini göremiyorum.
Nötr oluyor her gün,
Bütün renkler siyah beyaz.
Eski resimlere dönüyor herşey,
Sepya sepya, parça parça,
Soluk soluk arşivliyorum,
Nefes nefese kaldığım günlerde,
Gece yarılarım bitmek bilmiyor.
Kan ter içinde uyanıyorum,
Terlemişim boncuk boncuk.
Üst yazısı eksik kalıyor bazen,
Yine de düşlemekten kendimi alıkoyamıyorum...
                                                                                                                     24.05.2013/Kütahya